Kendini Unutan İnsan

Kendini Unutan İnsan

(0) Şîrove - 0 Pûan
_Brand_
_StockAmount_
98 _Piece_
_StockCode_
LS0474
Rewşa Stokê
Di Stokê De Heye
_Price_
0,00 USD + _Tax_
%20 Daxistin
0,00 USD
0,00 USD

Kendini Unutan İnsan, düşünce ve sanat aracılığıyla kesinliğe evrilen, mekanikleşen, katı duvarlar arasına hapsedilen yaşama bir itiraz niteliğinde. Kapitalist modernitenin gölgesinde kalan kadim bilgeliği yeniden aydınlığa taşıma çabası içerisinde olan Leyla Atabay, düşünce tarihinin birçok durağına uğruyor. Platon’un, Aristoteles’in, Hegel’in, Marx’ın, Foucault’nun, Spinoza’nın, Nietzche’nin, Machiavelli’nin, Lao Tzu’nin, İbn Haldun’nun ve daha birçok filozofun düşüncelerinin arasından modernitenin yapı taşlarını açığa çıkarıyor ve kendini unutan insana kendini tekrar hatırlaması için bir işaret veriyor.

Atabay, bu işarete ise Xwebûn diyor, yani kendin olma, öze dönüş…

 

        “Ve tarihin bir anında uyandı insan. Kendi bilincine varan insan. Yasak elmayı tadan Âdem ve Havva, ağaçtan inen primat, Prometheus’tan ateşi kapan vahşi. Uyanışın bedeli cennet oldu. Böylece öğrendi insan her uyanışın, her bilginin bir bedeli olduğunu. Cehalet mutluluktu, ama belki de bilmek daha büyük bir mutluluk. Acıyla, alın teriyle kol kola gelmişse de bilgelik tercih edilirdi cehalete. Uzanıp yedi bilgelik meyvesini. Kendini bilmek isteyen Tanrı’ydı o. İyilik ve kötülüğü bildi önce. Sırtına yüklenen yük ağırdı. Çoğu zaman yeniden dönmek istedi indiği ağaca, kovulduğu cennete, cehaletin rehavetine. Ama dönüş yolunu ya keşfetmek ya da inşa etmek gerekiyordu. Dönemezdi bilmemeye. O, kendine yabancılaşmış doğaydı. Kendinde doğa yabancılaşmak, yabancılaşmış doğa ise hep dönmek istiyordu kendine. İnsanın serüvenine damgasını vuran ilk dert bu idi. İyilik ve kötülüğü, güzellik ve çirkinliği idrak etmesi için insanın kendinlik halinden çıkması gerekiyordu. Kendinin dışına çıkmış bir bakış mümkün kılabilirdi bilgeliği. Kopuş gerçekleştiğinde ise başladı yeniden buluşma çabası.”

Yayınevi : Lîs Yayınları
Sayfa Sayısı : 278
Basım Yılı : 2020
ISBN : 978-605-7535-53-5
Dil : Türkçe
_FirstCommentWarning_
_FeedInfo_
Çok iyi
HUSAMETTİN Kıran | 26/01/2026
Hızlı ve güvenilir ♥️
R... K... | 24/01/2026
Teslîmatê wê pir xweş e bi rastî, min çend çar kitêb stand, gelek keyfxweş im
H... D... | 09/01/2026
Sitede istediğimi kolayca bulabiliyorum hızlı ve güvenilir spas
Türkmenler mahallesi çöl geçidi no 86 kat2 Şahinbey Gaziantep Gün | 06/01/2026
Serkefitn dixwazim. Spas dikim
H... D... | 23/12/2025
Çok iyi
Nazlı Yılmaz | 28/11/2025
Hizli donuşler ve guvenirlik oldukça iyi
Fatma Özkan | 27/11/2025
sitenizi yeni gördüm baya işime yarayak ürünler var.
M... .... | 21/11/2025
Güzel
B... G... | 18/10/2025
Gayet güzel sorunsuz işkeyen bir sistem
Zübeyir Kaya | 17/10/2025
Kendini Unutan İnsan Kendini Unutan İnsan, düşünce ve sanat aracılığıyla kesinliğe evrilen, mekanikleşen, katı duvarlar arasına hapsedilen yaşama bir itiraz niteliğinde. Kapitalist modernitenin gölgesinde kalan kadim bilgeliği yeniden aydınlığa taşıma çabası içerisinde olan Leyla Atabay, düşünce tarihinin birçok durağına uğruyor. Platon’un, Aristoteles’in, Hegel’in, Marx’ın, Foucault’nun, Spinoza’nın, Nietzche’nin, Machiavelli’nin, Lao Tzu’nin, İbn Haldun’nun ve daha birçok filozofun düşüncelerinin arasından modernitenin yapı taşlarını açığa çıkarıyor ve kendini unutan insana kendini tekrar hatırlaması için bir işaret veriyor.Atabay, bu işarete ise Xwebûn diyor, yani kendin olma, öze dönüş…         “Ve tarihin bir anında uyandı insan. Kendi bilincine varan insan. Yasak elmayı tadan Âdem ve Havva, ağaçtan inen primat, Prometheus’tan ateşi kapan vahşi. Uyanışın bedeli cennet oldu. Böylece öğrendi insan her uyanışın, her bilginin bir bedeli olduğunu. Cehalet mutluluktu, ama belki de bilmek daha büyük bir mutluluk. Acıyla, alın teriyle kol kola gelmişse de bilgelik tercih edilirdi cehalete. Uzanıp yedi bilgelik meyvesini. Kendini bilmek isteyen Tanrı’ydı o. İyilik ve kötülüğü bildi önce. Sırtına yüklenen yük ağırdı. Çoğu zaman yeniden dönmek istedi indiği ağaca, kovulduğu cennete, cehaletin rehavetine. Ama dönüş yolunu ya keşfetmek ya da inşa etmek gerekiyordu. Dönemezdi bilmemeye. O, kendine yabancılaşmış doğaydı. Kendinde doğa yabancılaşmak, yabancılaşmış doğa ise hep dönmek istiyordu kendine. İnsanın serüvenine damgasını vuran ilk dert bu idi. İyilik ve kötülüğü, güzellik ve çirkinliği idrak etmesi için insanın kendinlik halinden çıkması gerekiyordu. Kendinin dışına çıkmış bir bakış mümkün kılabilirdi bilgeliği. Kopuş gerçekleştiğinde ise başladı yeniden buluşma çabası.” LS0474
Kendini Unutan İnsan

_Recommend_

*
*
*
IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.