Sosyalist Kürtler (1917-1937 Devrim, İnşa, Sürgün)

Sosyalist Kürtler (1917-1937 Devrim, İnşa, Sürgün)

(0) Şîrove - 0 Pûan
Yazar
Stok Adedi
96 Adet
Stok Kodu
NUBIHAR0456
Rewşa Stokê
Di Stokê De Heye
Fiyat
8,57 USD + KDV
%27 Daxistin
8,57 USD
6,25 USD

Yüzyıllardır Kafkasya sahasında yaşam sürdüren Kürtler için şüphesiz 1917 yılı bir "annus mirabilisti." Yani muhteşem bir yıl imgesi yaratmıştı. Özellikle "gıllet" çeken Kürt kesimi açısından adeta bir dönüm noktasıydı. Rusların çok kere kullandığı bir atasözünde olduğu gibi kurabiye dolusu kamyon Kürtlerin sokağına da yönelmişti. Çarlığın demir ökçesi altında ezilen bir halk olarak Ekim Devrimi'ni sevinçle karşılamıştı. Devrim, her bireyde olduğu gibi yoksul Kürt köylüsü ve işçisinin nazarında da bir "çare-i halas" olmuştu. 

Ulusların kendi kaderini tayin hakkıyla daha fazla umutlanan ve devrimle arasındaki "rabıtayı" güçlendiren Kürtler, 1920'li yıllarda sokaklarına gelen kamyonun kurabiyelerini afiyetle yemeye başladılar. Bu dönemin sihirli sözcüğü "korenizatsiya", yani “yerlileştirme” idi. Sovyet yönetimi bu politikayla farklı etnisitelerde bir "aidiyet duygusu" yaratmaya çalışmıştı. Çarlık döneminin "mezmum" vatandaşı, yerini "makbul" vatandaşa bırakır gibiydi. Yine bu yıllarda başlatılan Latinizasyon politikası, etnik kimliklerin aidiyet duygusunu daha da kamçılamıştı. 

1930'lu yıllar ise tamamen farklı bir mizansene döndü. Düzenli çalan çanın içinde otlar birikmeye başladı. "Apparatus", devrim rayından kopmaya yüz tutmuştu. Bu dönemin alamet-i farikası "Ruslaştırma" olmuştu. 1920’li yılların Latinizasyonu yerini "Kirilleştirme" siyasetine bırakmıştı. Lenin'in "devlet varsa özgürlük yoktur" aforizması bu yıllarda zihinleri oldukça meşgul etmişti. Bütün bu paradigma değişimi kuşkusuz Kürt halkını da derinden etkilemişti.  Bu çalışmada Kürtlerin sosyalist inşa sürecinde (1917-1937) edindiği kazanımlar, maruz kaldığı zorluklar ve yaşadığı deneyimler ekseriyette Rusça kaynaklar ışığında tahlil edilmektedir.

Yayınevi : Nubihar Yayınları
Sayfa Sayısı : 232
Basım Yılı : 2022
ISBN : 9786257383691
Dil : Türkçe
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Çok memnun kaldım her zaman alisverisime devam edecegiz
Zeynep Dikişçi | 25/07/2026
Spas
Şiyar Yakut | 02/07/2026
Sorunsuz
Fikret Corumlu | 23/06/2026
Ew pir xweşik bûn û pir baş xuya dikirin.
Spas ji bo hewildanên we
Fehmi Duman | 16/06/2026
Gelek baş bû mala pirtûka kurdî ava
HÜSEYİN BARAN DAĞ | 13/06/2026
Pirtukakurdi verdiği özen hiçbir alışveriş sitesi vermiyor helal olsun size tebrik ediyorum.
Erdoğan Demir | 21/05/2026
Gayet başarılı ve hızlı
Zelal Şan | 26/04/2026
Çok güzel
A... A... | 29/03/2026
Çok iyiydi. Zamanında güzel paketlenmiş şekilde geldi.
Ayhan Haman | 10/03/2026
Çok iyi
HUSAMETTİN Kıran | 26/01/2026
Sosyalist Kürtler (1917-1937 Devrim, İnşa, Sürgün) Yüzyıllardır Kafkasya sahasında yaşam sürdüren Kürtler için şüphesiz 1917 yılı bir ''annus mirabilisti.'' Yani muhteşem bir yıl imgesi yaratmıştı. Özellikle ''gıllet'' çeken Kürt kesimi açısından adeta bir dönüm noktasıydı. Rusların çok kere kullandığı bir atasözünde olduğu gibi kurabiye dolusu kamyon Kürtlerin sokağına da yönelmişti. Çarlığın demir ökçesi altında ezilen bir halk olarak Ekim Devrimi'ni sevinçle karşılamıştı. Devrim, her bireyde olduğu gibi yoksul Kürt köylüsü ve işçisinin nazarında da bir ''çare-i halas'' olmuştu. Ulusların kendi kaderini tayin hakkıyla daha fazla umutlanan ve devrimle arasındaki ''rabıtayı'' güçlendiren Kürtler, 1920'li yıllarda sokaklarına gelen kamyonun kurabiyelerini afiyetle yemeye başladılar. Bu dönemin sihirli sözcüğü ''korenizatsiya'', yani “yerlileştirme” idi. Sovyet yönetimi bu politikayla farklı etnisitelerde bir ''aidiyet duygusu'' yaratmaya çalışmıştı. Çarlık döneminin ''mezmum'' vatandaşı, yerini ''makbul'' vatandaşa bırakır gibiydi. Yine bu yıllarda başlatılan Latinizasyon politikası, etnik kimliklerin aidiyet duygusunu daha da kamçılamıştı. 1930'lu yıllar ise tamamen farklı bir mizansene döndü. Düzenli çalan çanın içinde otlar birikmeye başladı. ''Apparatus'', devrim rayından kopmaya yüz tutmuştu. Bu dönemin alamet-i farikası ''Ruslaştırma'' olmuştu. 1920’li yılların Latinizasyonu yerini ''Kirilleştirme'' siyasetine bırakmıştı. Lenin'in ''devlet varsa özgürlük yoktur'' aforizması bu yıllarda zihinleri oldukça meşgul etmişti. Bütün bu paradigma değişimi kuşkusuz Kürt halkını da derinden etkilemişti.  Bu çalışmada Kürtlerin sosyalist inşa sürecinde (1917-1937) edindiği kazanımlar, maruz kaldığı zorluklar ve yaşadığı deneyimler ekseriyette Rusça kaynaklar ışığında tahlil edilmektedir. NUBIHAR0456
Sosyalist Kürtler (1917-1937 Devrim, İnşa, Sürgün)

Tavsiye Et

*
*
*
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.