Devrimci İslam Tarihi

Devrimci İslam Tarihi

(0) Yorum - 0 Puan
Stok Adedi
97 Adet
Stok Kodu
ARAM0285
Stok Durumu
Stokta Var
Fiyat
14,27 USD + KDV
%25 indirim
14,27 USD
10,70 USD
    • “Müslüman algının tarih anlatışının içine düştüğü hata tam da buradadır: aşırı derecede kendini özne olarak tanımlayan yapıların, erkeklerin, egemen halkların ve egemen kültürlerin, devlet ve hanedan eksenli anlatımını esas almıştır. Bize bugüne kadar İslâm tarihi olarak anlatılanların çoğu, ancak bir egemen şah ve sultanlar tarihidir. İslâm’ın toplumsal ve demokratik boyutu bu yolla silinmiştir. (…) İslâm, Âdem’den beri devam edegelen evrensel bir insanlık dinidir. Her bir evresinde ezenlere karşı ezilenlerin safında yer alır ve insan topluluklarının zalim egemenlere karşı kurtuluş hareketi olarak, bir kurtuluş ideolojisi olarak biçimlenir. Her bir peygamberi, bir ‘kurtarıcı’dır; halkının kurtarıcısı. Nemrut’a karşı İbrahim, Firavun’a karşı Musa, Roma’ya karşı İsa ve tüm zalimlere karşı evrensel direnişçi Muhammed… Ancak bu dinin kendi içinde bu dini de bir egemenlik ideolojisine dönüştürmeye çalışan ve böylece çarpıtan ferîsiler, kiliseler, yezitler çıktı. Hüseyin’in Yezit’e karşı mücadelesi hâlen devam ediyor, Muhammed (as)'in Ebu Cehil’e karşı mücadelesi devam etmesi gibi… 

      (…) Ancak uzun yıllardır bize İslâm tarihi diye anlatılanlar, İslâm'ın kurtardığı ezilenlerin tarihi değil, İslâm adını kullanarak iktidarlarını yeniden tesis eden ve İslâm’la pek alakaları bulunmayan muktedirlerin tarihidir. Maalesef günümüze kadar İslâm'ın gerçek tarihi henüz tüm insanlığa anlatılmadı. İslâm tarihi diye sunulanlar, aslında birer beylik ve devlet tarihleridir. İslâm'a karşı yapılan en büyük haksızlık ve karalamanın bir boyutu da budur. İslâm içinde yaşatılan bu tarih anlayışı, batılı tarih saptırmasının bir nevi Müslümanlar eliyle devam ettirilmesidir. İslâm, devletleri ve egemenleri değil, her yönüyle ezilenleri, zayıfları, erdemlileri, insanlığı esas alır. İslâm tarihi olarak bir şey anlatılacaksa, bunlar olmalıdır. Zira İslâm, bunları Allah’ın emrine ve müjdesine muhatap özneler olarak tarihe dâhil etmiştir. Bunlar tarihin gerçek özneleridir. Ancak tarihten dışlanmışlardır.

      (…) İslâm, tarihte ve güncelde gariplerin, zayıf bırakılmışların davasının adı ise şüphesiz öncelikli olarak erkek karşısında tarihin en garibi olarak kadın davasının tarihi olmalıdır. Ancak İslâm toplumu ve tarihi, egemen tarihe en çok da kadını yok saymakla benzeşmiştir. Ve gariplerin tarihi olma vasfını yitirmiştir. Bu vasıf, kadının İslâm'ın asıl ve asil bir öznesi olarak bu tarihe dâhil edilmesi ile tekrar kazanılabilir…”


Yayınevi : Aram Yayınları
Sayfa Sayısı : 680
Basım Yılı : 2023
ISBN : 9789758242894
Dil : Türkçe
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Güzel
H... Ç... | 02/10/2026
İyidir
Adem Aydoğan | 13/09/2026
Çok başarılı.
Adil Şen | 11/09/2026
Güzel
Ahmet Arslan | 08/08/2026
Çok memnun kaldım her zaman alisverisime devam edecegiz
Zeynep Dikişçi | 25/07/2026
Spas
Şiyar Yakut | 02/07/2026
Sorunsuz
Fikret Corumlu | 23/06/2026
Ew pir xweşik bûn û pir baş xuya dikirin.
Spas ji bo hewildanên we
Fehmi Duman | 16/06/2026
Gelek baş bû mala pirtûka kurdî ava
HÜSEYİN BARAN DAĞ | 13/06/2026
Pirtukakurdi verdiği özen hiçbir alışveriş sitesi vermiyor helal olsun size tebrik ediyorum.
Erdoğan Demir | 21/05/2026
Devrimci İslam Tarihi “Müslüman algının tarih anlatışının içine düştüğü hata tam da buradadır: aşırı derecede kendini özne olarak tanımlayan yapıların, erkeklerin, egemen halkların ve egemen kültürlerin, devlet ve hanedan eksenli anlatımını esas almıştır. Bize bugüne kadar İslâm tarihi olarak anlatılanların çoğu, ancak bir egemen şah ve sultanlar tarihidir. İslâm’ın toplumsal ve demokratik boyutu bu yolla silinmiştir. (…) İslâm, Âdem’den beri devam edegelen evrensel bir insanlık dinidir. Her bir evresinde ezenlere karşı ezilenlerin safında yer alır ve insan topluluklarının zalim egemenlere karşı kurtuluş hareketi olarak, bir kurtuluş ideolojisi olarak biçimlenir. Her bir peygamberi, bir ‘kurtarıcı’dır; halkının kurtarıcısı. Nemrut’a karşı İbrahim, Firavun’a karşı Musa, Roma’ya karşı İsa ve tüm zalimlere karşı evrensel direnişçi Muhammed… Ancak bu dinin kendi içinde bu dini de bir egemenlik ideolojisine dönüştürmeye çalışan ve böylece çarpıtan ferîsiler, kiliseler, yezitler çıktı. Hüseyin’in Yezit’e karşı mücadelesi hâlen devam ediyor, Muhammed (as)'in Ebu Cehil’e karşı mücadelesi devam etmesi gibi… (…) Ancak uzun yıllardır bize İslâm tarihi diye anlatılanlar, İslâm'ın kurtardığı ezilenlerin tarihi değil, İslâm adını kullanarak iktidarlarını yeniden tesis eden ve İslâm’la pek alakaları bulunmayan muktedirlerin tarihidir. Maalesef günümüze kadar İslâm'ın gerçek tarihi henüz tüm insanlığa anlatılmadı. İslâm tarihi diye sunulanlar, aslında birer beylik ve devlet tarihleridir. İslâm'a karşı yapılan en büyük haksızlık ve karalamanın bir boyutu da budur. İslâm içinde yaşatılan bu tarih anlayışı, batılı tarih saptırmasının bir nevi Müslümanlar eliyle devam ettirilmesidir. İslâm, devletleri ve egemenleri değil, her yönüyle ezilenleri, zayıfları, erdemlileri, insanlığı esas alır. İslâm tarihi olarak bir şey anlatılacaksa, bunlar olmalıdır. Zira İslâm, bunları Allah’ın emrine ve müjdesine muhatap özneler olarak tarihe dâhil etmiştir. Bunlar tarihin gerçek özneleridir. Ancak tarihten dışlanmışlardır.(…) İslâm, tarihte ve güncelde gariplerin, zayıf bırakılmışların davasının adı ise şüphesiz öncelikli olarak erkek karşısında tarihin en garibi olarak kadın davasının tarihi olmalıdır. Ancak İslâm toplumu ve tarihi, egemen tarihe en çok da kadını yok saymakla benzeşmiştir. Ve gariplerin tarihi olma vasfını yitirmiştir. Bu vasıf, kadının İslâm'ın asıl ve asil bir öznesi olarak bu tarihe dâhil edilmesi ile tekrar kazanılabilir…” ARAM0285
Devrimci İslam Tarihi

Tavsiye Et

*
*
*
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.