Son kalan ürün: 0
Gözyaşların Hezil'e Düşmesin

Gözyaşların Hezil'e Düşmesin

(0) Yorum - 0 Puan
Yazar
Stok Adedi
0 Adet
Stok Kodu
GORAN009
Stok Durumu
Stok Sorunuz
Fiyat
0,65 USD + KDV
%20 indirim
0,65 USD
0,52 USD
  • Yazarın buluştuğu Hezil, aynı zamanda kendi öz çocuklarını boğan hem de oturup ona ağlayan bir paradoksu taşır. Güney savaşı da Kürtlerin belleğinde hem acı hem yas hem de kardeşlerin birbirine kıydığı bir nehir imgesiyle buluşur. Yazar İmret bu olaylarla yüzleştiriyor okuru. Ölen, öldüren ve ihanet ilişkisi üçlemesi gelecekte ders alınması gereken bir deneyim olarak sunuluyor okura. Bunu yaparken acı çekenlerin yine Kürtler olduğu gerçeğini bir yüzleşme bilgisi olarak hatırlatıyor. 
    Yazarın kendisi de bir gerilla olan ve savaşın bizzat tanığı olarak içinde bulunduğu bu savaş gerçeğini bir anlamda Hezil imgesiyle bütünleştiriyor. Çünkü Hezil Güney’e geçişin de imgesidir. Bir diğer anlamıyla Kürtlerin terminolojisinde ‘özgür topraklar’ Hezil’in öte yanıdır. Hezil bir diğer anlamıyla özgürleşmeye giden yolun bedeli olarak anlatılıyor. 
    Yazar, romanında bu geçişi anlatırken romanın kurgusunu da bu perspektiften yola çıkarak sunuyor bize. Roman kahramanları, yakılan evler, ‘terör’ gerekçesiyle topraklarında sürülen insanların hikayeleri içinde başlıyor. İstanbul’ a gönderilmek zorunda bırakılan kız kardeşin izini süren abanin kurgusuyla başlıyor. İstanbul ve bıraktığı topraklar arasında geçen gerilim, Rojda sayesinde doğu – batı ikilemini ve bunun arasında sıkışıp kalan roman kahramanının bunalımlarına işaret ediyor. Roman kişisi Azad, para kazanıyor, aşık oluyor, evleniyor, Rojda’sını buluyor ama o Kürt coğrafyasında bıraktığı yıkımı unutamıyor. Azad’ı dağlara götüren süreç onun asıl gerçeğinin ne olduğu üzerine kurgulanıyor. Kitabın arka kapağında Hz. İsa’nın “İki sevgi bir arada olmaz” sözüyle anlam buluyor. 
    Romanın ikinci bölümü ‘güney’ savaşına ayrılmış. Bu bir anlamda hikayenin başında bu topraklarda birbirine düşman olarak yaratılan Türk – Kürt çatışmasını Kürt – Kürt çatışmasıyla yüzleştiren imgesel bir geçiş olarak da anlaşılmalıdır. Yazarın bizzat tanık olduğu bu savaş, kaybedilen yoldaşlarına ödenmesi gereken bir borç olarak görülüyor. Kitabın önsözünde kaybettiği yoldaşlarının Kürt tarihinde yerini almaları gerektiğinin zorunluluğuna işaret ediyor. Roman kişisinin Güney savaşını anlatırken, sürekli yoldaşlarını öne çıkarması, onları kutsaması da romanın yazılış amacının gerekçesini oluşturuyor. 
Yayınevi : Goran Yayınları
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Çok iyi
HUSAMETTİN Kıran | 26/01/2026
Hızlı ve güvenilir ♥️
R... K... | 24/01/2026
Teslîmatê wê pir xweş e bi rastî, min çend çar kitêb stand, gelek keyfxweş im
H... D... | 09/01/2026
Sitede istediğimi kolayca bulabiliyorum hızlı ve güvenilir spas
Türkmenler mahallesi çöl geçidi no 86 kat2 Şahinbey Gaziantep Gün | 06/01/2026
Serkefitn dixwazim. Spas dikim
H... D... | 23/12/2025
Çok iyi
Nazlı Yılmaz | 28/11/2025
Hizli donuşler ve guvenirlik oldukça iyi
Fatma Özkan | 27/11/2025
sitenizi yeni gördüm baya işime yarayak ürünler var.
M... .... | 21/11/2025
Güzel
B... G... | 18/10/2025
Gayet güzel sorunsuz işkeyen bir sistem
Zübeyir Kaya | 17/10/2025
Gözyaşların Hezil'e Düşmesin Yazarın buluştuğu Hezil, aynı zamanda kendi öz çocuklarını boğan hem de oturup ona ağlayan bir paradoksu taşır. Güney savaşı da Kürtlerin belleğinde hem acı hem yas hem de kardeşlerin birbirine kıydığı bir nehir imgesiyle buluşur. Yazar İmret bu olaylarla yüzleştiriyor okuru. Ölen, öldüren ve ihanet ilişkisi üçlemesi gelecekte ders alınması gereken bir deneyim olarak sunuluyor okura. Bunu yaparken acı çekenlerin yine Kürtler olduğu gerçeğini bir yüzleşme bilgisi olarak hatırlatıyor. Yazarın kendisi de bir gerilla olan ve savaşın bizzat tanığı olarak içinde bulunduğu bu savaş gerçeğini bir anlamda Hezil imgesiyle bütünleştiriyor. Çünkü Hezil Güney’e geçişin de imgesidir. Bir diğer anlamıyla Kürtlerin terminolojisinde ‘özgür topraklar’ Hezil’in öte yanıdır. Hezil bir diğer anlamıyla özgürleşmeye giden yolun bedeli olarak anlatılıyor. Yazar, romanında bu geçişi anlatırken romanın kurgusunu da bu perspektiften yola çıkarak sunuyor bize. Roman kahramanları, yakılan evler, ‘terör’ gerekçesiyle topraklarında sürülen insanların hikayeleri içinde başlıyor. İstanbul’ a gönderilmek zorunda bırakılan kız kardeşin izini süren abanin kurgusuyla başlıyor. İstanbul ve bıraktığı topraklar arasında geçen gerilim, Rojda sayesinde doğu – batı ikilemini ve bunun arasında sıkışıp kalan roman kahramanının bunalımlarına işaret ediyor. Roman kişisi Azad, para kazanıyor, aşık oluyor, evleniyor, Rojda’sını buluyor ama o Kürt coğrafyasında bıraktığı yıkımı unutamıyor. Azad’ı dağlara götüren süreç onun asıl gerçeğinin ne olduğu üzerine kurgulanıyor. Kitabın arka kapağında Hz. İsa’nın “İki sevgi bir arada olmaz” sözüyle anlam buluyor. Romanın ikinci bölümü ‘güney’ savaşına ayrılmış. Bu bir anlamda hikayenin başında bu topraklarda birbirine düşman olarak yaratılan Türk – Kürt çatışmasını Kürt – Kürt çatışmasıyla yüzleştiren imgesel bir geçiş olarak da anlaşılmalıdır. Yazarın bizzat tanık olduğu bu savaş, kaybedilen yoldaşlarına ödenmesi gereken bir borç olarak görülüyor. Kitabın önsözünde kaybettiği yoldaşlarının Kürt tarihinde yerini almaları gerektiğinin zorunluluğuna işaret ediyor. Roman kişisinin Güney savaşını anlatırken, sürekli yoldaşlarını öne çıkarması, onları kutsaması da romanın yazılış amacının gerekçesini oluşturuyor.  GORAN009
Gözyaşların Hezil'e Düşmesin

Tavsiye Et

*
*
*
IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.