Son kalan ürün: 1
Kiğı'dan Berlin'e Anılar 1

Kiğı'dan Berlin'e Anılar 1

(0) Yorum - 0 Puan
Yazar
Stok Adedi
1 Adet
Stok Kodu
DENG079
Stok Durumu
Stokta Var
Fiyat
20,02 USD + KDV
%15 indirim
20,02 USD
17,02 USD

“Kürtlerde anı/hatırat yazma geleneği son yıllarda gözlemlenen kıpırdanışa rağmen hayli zayıftır. Elbet bunun temel nedenini, Kürt toplumunun son yüzyılda karşı karşıya olduğu sorunlarda aramak gerekir.

“Anadilini konuşması, onunla yazması bile yasaklanmış bir toplumdan başka bir noktada olmasını beklemek fazla gerçekçi sayılmaz. Ne var ki Kürt aydınlarının bu işin önemini benimseme konusunda sahip oldukları zaafın da böyle bir sonucun ortaya çıkmasında etkili olduğunu kabul etmek gerekir. Bu zaaf olmasaydı, bugün elimizde M. Nuri Dersimi’nin Kürdistan Tarihinde Dersim’i ve Hatıratım’ı gibi onlarca eser olabilirdi.

“Oysa anılar, bireylerden öte bizzat toplumun kendisi açısından büyük öneme sahipler. Çünkü onlar, bir toplumun hafızasının en dolaysız aktarıcılarıdır.”

·            *        *

“Tujik Bava etekleri serin yerlerdi ama yine de onun tepesine tırmanırken öğlen saatlerine kalmamak önemliydi. Sıcak havada o yokuşu tırmanmak kolay sayılmazdı. Dağın eteklerine kuzey taraftan sokulduk. Bu yöre geniş otlaklarıyla hayvan beslemeye çok elverişli bir yerdi. Tujik Dağı'na tırmanırken kendimi, yöremizdeki Sulvis Dağı'na tırmanır gibi hissettim. Öyle hissettim çünkü ikisi birbirlerine çok benziyorlardı. Gerçi Tujik’ın güney ve batı yamaçları Sulvis’a oranla çok daha sarptılar, ayrıca haşin vadide akmakta olan Munzur, onun beline bir kuşak gibi dolanarak akarken Sulvis’ın nehri olarak kabul edilen Çemê Pêrre (Peri Nehri) biraz daha uzaktan akıyordu.

“Tujik Bava’nın tepesine vardığımızda, tırmanmaya başladığım andan bu yana aklımdan hiç çıkmayan Sulvis, tüm görkemiyle karşımızdaydı. Oldum olası, yakın ya da uzak mesafe fark etmez; o görkemli dağı görmek her zaman beni heyecanlandırıyor. Sultan Bava’nın zirvesine ulaştığımız o anki karşılaşmamız da farklı bir duyguya yol açmadı.

“Tujik Bava’nın tepesi, Sulvis’ınkine göre daha sivriydi. Ayrıca Sulvis’tan farklı olarak bir de dağı delerek aşağıya inen koca bir delik, daha doğrusu bir oyuk vardı. Üç beş metreden sonrası kapkaranlık bir hal alan oyuk, birçok yönden esrarengiz bir doğa parçasıydı…”

 

Yayınevi : Deng Yayınları
Sayfa Sayısı : 528
ISBN : 9786052187104
Dil : Türkçe
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Çok memnun kaldım her zaman alisverisime devam edecegiz
Zeynep Dikişçi | 25/07/2026
Spas
Şiyar Yakut | 02/07/2026
Sorunsuz
Fikret Corumlu | 23/06/2026
Ew pir xweşik bûn û pir baş xuya dikirin.
Spas ji bo hewildanên we
Fehmi Duman | 16/06/2026
Gelek baş bû mala pirtûka kurdî ava
HÜSEYİN BARAN DAĞ | 13/06/2026
Pirtukakurdi verdiği özen hiçbir alışveriş sitesi vermiyor helal olsun size tebrik ediyorum.
Erdoğan Demir | 21/05/2026
Gayet başarılı ve hızlı
Zelal Şan | 26/04/2026
Çok güzel
A... A... | 29/03/2026
Çok iyiydi. Zamanında güzel paketlenmiş şekilde geldi.
Ayhan Haman | 10/03/2026
Çok iyi
HUSAMETTİN Kıran | 26/01/2026
Kiğı'dan Berlin'e Anılar 1 “Kürtlerde anı/hatırat yazma geleneği son yıllarda gözlemlenen kıpırdanışa rağmen hayli zayıftır. Elbet bunun temel nedenini, Kürt toplumunun son yüzyılda karşı karşıya olduğu sorunlarda aramak gerekir.“Anadilini konuşması, onunla yazması bile yasaklanmış bir toplumdan başka bir noktada olmasını beklemek fazla gerçekçi sayılmaz. Ne var ki Kürt aydınlarının bu işin önemini benimseme konusunda sahip oldukları zaafın da böyle bir sonucun ortaya çıkmasında etkili olduğunu kabul etmek gerekir. Bu zaaf olmasaydı, bugün elimizde M. Nuri Dersimi’nin Kürdistan Tarihinde Dersim’i ve Hatıratım’ı gibi onlarca eser olabilirdi.“Oysa anılar, bireylerden öte bizzat toplumun kendisi açısından büyük öneme sahipler. Çünkü onlar, bir toplumun hafızasının en dolaysız aktarıcılarıdır.”·            *        *“Tujik Bava etekleri serin yerlerdi ama yine de onun tepesine tırmanırken öğlen saatlerine kalmamak önemliydi. Sıcak havada o yokuşu tırmanmak kolay sayılmazdı. Dağın eteklerine kuzey taraftan sokulduk. Bu yöre geniş otlaklarıyla hayvan beslemeye çok elverişli bir yerdi. Tujik Dağı'na tırmanırken kendimi, yöremizdeki Sulvis Dağı'na tırmanır gibi hissettim. Öyle hissettim çünkü ikisi birbirlerine çok benziyorlardı. Gerçi Tujik’ın güney ve batı yamaçları Sulvis’a oranla çok daha sarptılar, ayrıca haşin vadide akmakta olan Munzur, onun beline bir kuşak gibi dolanarak akarken Sulvis’ın nehri olarak kabul edilen Çemê Pêrre (Peri Nehri) biraz daha uzaktan akıyordu.“Tujik Bava’nın tepesine vardığımızda, tırmanmaya başladığım andan bu yana aklımdan hiç çıkmayan Sulvis, tüm görkemiyle karşımızdaydı. Oldum olası, yakın ya da uzak mesafe fark etmez; o görkemli dağı görmek her zaman beni heyecanlandırıyor. Sultan Bava’nın zirvesine ulaştığımız o anki karşılaşmamız da farklı bir duyguya yol açmadı.“Tujik Bava’nın tepesi, Sulvis’ınkine göre daha sivriydi. Ayrıca Sulvis’tan farklı olarak bir de dağı delerek aşağıya inen koca bir delik, daha doğrusu bir oyuk vardı. Üç beş metreden sonrası kapkaranlık bir hal alan oyuk, birçok yönden esrarengiz bir doğa parçasıydı…”  DENG079
Kiğı'dan Berlin'e Anılar 1

Tavsiye Et

*
*
*
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.